Kategori arşivi: Genel

HAYIR DA HAYIR VARDIR!

Sevgili Komşular, akrabalar, arkadaşlar. Hamaset nutuklarında milletten sayılıp, milli gelir hesap istatistiğinde pay alamadan rakam olan vatandaşlar; bu referandum konusunda sizinle dertleşmek istiyorum.
2003 yılında, AKP sizden çeşitli vaatlerle oy istedi. Sizlerde “Birde bunu deneyelim” diyerek oy verdiniz. Oy verirken beklentileriniz, arasında yollar yapsın, tüneller, hava alanları yapsın düşüncesi pek yoktu. Müteahhitleri zengin etsin yoktu. Bana, itiraz etmeyin. Ben sizi tanıyorum. O zaman sizinle konuştuğumda: Fakirliği fukaralığı önleyecek, köylünün işçinin, garip gurebanın hakkını verecek; hukukunu koruyacak, işsizliği önleyecek diye oy verdiğinizi söylemiştiniz. Ülkeye özgürlükler gelsin, savaşlar olmasın, analar ağlayıp çocuklar öksüz ve yetim kalmasın beklentisiyle oy vermiştiniz.
Bir dönem yetmedi bir daha, bir daha, bir daha hükümet ettiniz. Başbakanlık yetmedi, Cumhurbaşkanı da yaptınız. O günden bu güne, 15 yıldır AKP hükmediyor bu ülkeye. Bu süre zarfında, senin beklentilerinin hiç birini gerçekleştirdi mi? Hayır! Ülke kaynaklarını sermayeye peşkeş çekti, zengini daha çok zengin etti. Adaletten kaçmak için türlü hileler ve baskılar yaptı. Şimdi de, elinde sanki sihirli bir değnek varmış gibi; beni başkan yapın her şeyi anında düzelteyim diyor. İstediği de öyle alışılmış gibi bir şey değil. Dünyada eşi benzeri olmayan bir şey istiyor bizden. Bir türlü doymak bilmiyor. Kendi söylediklerinden hareket edecek olursak, “tüm yetkinin bir kişide toplanacağını” söylüyorlar. Peki bunun anlamı; bizden gizledikleri tek adamlık değimli? Bir söz var Anadolu’da: “Gözünü toprak doyursun”
Sevgili “Evlerinde zor tutulan yüzde elli” kalabalık; 15 yıldır işleri düzeltsin diye AKP ye oy verdiniz. Tek başına hükümet olmasını sağladınız. Oy verdiğiniz parti işleri düzeltemedi, senden daha fazlasını istemeye başladı. AKP nin isteklerini kırmadın, Cumhurbaşkanlığını da verdin. Memleketi dikensiz gül bahçesi, koskocaman bir meydan olarak AKP nin emrine verdin. AKP her defasında mızıkçı çocuklar gibi davranıp; “Oynayamıyorum yerim dar” diyerek oyun bozanlık yaptı. Şimdi yine aynısını yapıyor. “Sistem değişir ise ben daha iyi yönetirim” diyor. AKP nin başını millet olarak Cumhurbaşkanı yaptınız. Yetmemiş milletin seçtiği Cumhurbaşkanlığı. Şimdi bir kez daha milletten başkan olmasını onaylamalarını istiyor. Neyi eksik de başkan olmak istiyor. Yine yol yapmakla, tünel yapmakla övünüyor. Yapılan bu yolların nereye gittiğini, tünellerin ucundan nelerin göründüğünü artık görmek gerekiyor.
Sevgili EVET oyu vermeyi düşünen vatandaşlar, komşular; sizin oylarınıza ihanet eden, sizin bu güne kadar verdiğiniz oyları değerden saymayanlar, kendi suçlarını gizlemek kendi zenginliklerini pekiştirmek için düzeni değiştirmek istiyorlar. Bunun için EVET demenizi istiyorlar. EVET demenizi isteyenler; yıllarca aynı mahallede oturduğun, çocukluk oyunları oynadığın arkadaşlarını HAYIR diyecekleri için terör örgütleriyle ilişkilendirme alçaklığını yapıyorlar. Mahalle arkadaşın terörist mi? hastane koridorlarında birlikte dolaştığın komşuların, fabrikada vardiya arkadaşların terörist mi? Köydeki komşuların terörist mi? Sen bu hayır diyecek olanlardan ne gibi zararlar gördün. Peki sormuyor musun kendine, ben bu adamları tanıyorum, ama bu AKP neden bunlara terörist diyor diye. Sormalısın. Yanıtını istemelisin. AKP neden böylesine saldırıyor acaba, kendinden olmadığını düşündüğü herkese. Çünkü suçu büyük.
Şimdi ben senin oy verip iktidara taşıdığın Partinin temsilcilerinin yaptıklarına ne diyeyim. Seni bana karşı kışkırtanların kardeşlik nutuklarına ne derece inanayım. Sen ne derece inanıyorsun.
Biz; çalışan, üreten işçiler köylüler yani tüm yoksul emekçi halk olarak, hepimizin çıkarı birdir. Bizim rakamımız yüzde doksan dokuza tekabül eder. Biz normalde yüzde birlik mutlu azınlığın çıkarlarına hizmet edecek başkanlığa HAYIR diyoruz.
Sen; komşunu düşman, arkadaşını terörist diyerek sana düşman edenlere inanma. Memleketini ve arkadaşlarını yüzde birin çıkarlarına feda etme. Yirmi yıldır aynı yalanları dinleyerek davrandın. Aklını başkasına ipotek etme. Bu son şansın olabilir. Onu iyi kullan ve kendini, arkadaşını komşunu ve memleketini kurtarmak için bir hayırlı iş yap ve HAYIR a tercih mührünü bas.
Propaganda faaliyetleri başladı. HAYIR oyu verecekleri FETÖ, PKK lı vs örgütlerin taraftarıymış gibi göstererek, kardeşi kardeşe düşman etme politikasını güdüyorlar. Halkın düşmanlığa değil, ikna olmaya ihtiyacı var. Kavgaya, kargaşaya değil; barışa kardeşliğe ihtiyacı var. Hayır diyenler, neden hayır dediklerini anlatmaya çalışıyor. 18 maddenin bu ülkede ne gibi felaketlere neden olacağını madde, madde anlatmaya çalışıyorlar. Bunun yanında, evet denmesi gerektiğini isteyenler ne yapıyor: Referandum sürecinde bu 18 maddeden hiç bahsetmiyor. Çünkü diktatörlüğün savunulacağı bir yanı yok. Daha önceki seçimlerde yaptıkları gibi, hiç alakası olmadığı halde; terör bitecek, ekonomi şahlanacak diyorlar. Bunlar kendileri için tek adam rejimi istiyorlar. Kardeşi kardeşe düşürüp kendi soygun ve sömürü düzenlerini devam ettirmeyi hesaplıyorlar. Bunu biliyor musun. Biliyorsun, bilmesine ama kör inadına da yenilemiyorsun. Unutma bir söz var; “Öfkeyle kalkan zararla oturur” Zararla oturmanı istemiyorum. Kazanırsak hepimize yetecek bir ülke kazanacağız. Kaybedersek bir avuç zenginin kapısında kül köle olacağız.
BU SEFER OYUNA GELMEYELİM. TERCİHİMİZİ #HAYIR Lİ EYLEYELİM! BİRBİRİMİZDEN SELAMI SABAHI KESMEYELİM.

ARTVİN HALKI BU KARARI TANIMAYACAK.

cerattepe-direnisi-devam-ediyor

 

Milletin hakkını ve hukukunu, can ve mal güvenliğini sağlamak için(!) devletin kurumları vardır! Bunlardan biri duvarında “ADALET MÜLKÜN TEMELİDİR” yazan adliye sarayları yani mahkemeler. Bir diğeri de araçlarının üzerinde “Halk için Emniyet” yazan polis örgütü.

Halk için adalet dağıtması gereken kurumlar, belgelere, bilgilere delillere göre değil de gücü elinde bulunduranların telkinlerine göre kararlar verir oldular. Bu telkinlere uymayanlar ise kendilerini sürgünlerde, kıyımlarda buldular. Gücü elinde bulunduranlar tarafından, doğru karar verenler kıyılırken, sürülürken onların yerine istenilen kararı verecek, kararların altına imza atacak birileri getirilerek amaçlarına ulaşmanın yollarını bulabilmektedirler. Cerattepe davası en güzel bir örnektir bu duruma.

Milletin can ve mal güvenliğini korumak amacıyla oluşturulduğu bildirilen emniyet örgütü ve onun üyeleri; Artvin’de ve ülkenin bir çok yerinde bırakın can ve mal güvenliğini sağlama işini, aksine milletin canına ve mallarına saldırmaktadır.

Bir zamanlar “bekçi baba”, “polis amca” sıfatının yakıştırıldığı bu örgüt mensupları; Zamanla mutasyona uğrayıp, “fruko” oldu. Günümüzde ise tarifi zor canavarlara dönüştü. Dönüştürüldü. Darbeci olup halka kurşun sıktı. Taşına toprağına sahip çıkanlara “terörist” diyerek saldırdı.

Milletin can ve mal güvenliğinden sorumlu örgüt ve onun başındakiler; Millet olarak sadece şirketleri, bankaları, patronları ve gücü elinde bulunduran bir avuç azınlığı görmesi gerektiğine şartlandırıldığı için, sadece bunların can ve malını korumaktadırlar.

Esas millet, açlıktan şose boylarında dilenirken; İş yeri denen çalışma ortamlarından uzak mekanlarda uğradıkları sözüm ona kazalarda; Taşına toprağına sahip çıktığı köylerinde, şehirlerinde, dağlarında canlarından ve mallarından olmaktadırlar. Milletin canına, malına kast eden şirketlere karşı çıkanlar, bu örgüt mensuplarınca zalimane uygulamalara maruz kalmaktadırlar. Kalıyorlar. Bu düzen böyle devam ettikçe zulme ses çıkarmadıkça daha çok kalacakları da aşikardır.

Bu örgüt mensupları sadece doğasını, deresini, suyunu savunanlara saldırmamakta; İşini, aşını, çocuklarının geleceğini savunan işçilere de saldırmaktadırlar.

Nihayet, bu örgüt mensuplarının kendilerine saldırmasına tepki duyan; Millet yerine konulmayan halk, Artvin de olduğu gibi uğradığı zalimliklere çeşitli biçimlerde tepkisini göstermeye başladı. Artvin’de ev sahipleri bu örgüt mensuplarına; “Sen benim canıma ve malıma kast ettin. Bana gaz bombası attın. Plastik mermiyle beni yaraladın. Aramızdaki hukuk bozulmuştur. Derhal evimi terk et” diyerek tavır alma haberlerini okumuştuk. Hele mahkemenin verdiği ucube karardan sonra ne yapacakları ise hiç belli olmayacaktır.

Polis örgütü ve üyelerini bu ve benzeri yöntemlerle protesto eden halk, yakında “Milletin bağrından çıkmış!” denen orduyu da protesto edeceğe benzemektedir.

Askerlik görevini vatan savunması olarak kavrayan Anadolu halkı; Çocuklarını zorunlu askerliğe istemeye, istemeye de olsa halaylarla, türkülerle düğün şenlikleriyle göndermektedir. (Eğer olanakları olsa onlarda bir yolunu bulup göndermeyecekler ya!) Vatan savunmasına gönderdikleri çocuklarının; şirketler adına topraklarını ellerinden almak için karşılarına dikildiğini görünce, askere gönderdikleri çocuklarının vatan savunmasıyla pek alakası olmayan işlerle uğraşır olduklarını görüp anlamaya başladı.

Polis örgütü üyelerine evimi terk et diyen halk, askerlik şubelerine; “Bizim, vatan savunmasına gönderdiğimiz çocuklarımızı bize saldırtıyorsunuz. Bundan sonra, çocuklarımızı askere göndermiyoruz.” Diyecekleri günler çok uzak değil gibi görünüyor!

Eee, FETÖ  darbe girişiminde komutanlarının emirlerini uygulayan askerlerin başına gelenleri gördükten sonra bu kararlarını öncelik olarak gündemine alabilirler. Olur mu olur. Bu da bir protesto !!!!!

Cerattepe de direnişi kırmak için mahkeme kararını beklemek lazım diyenler, mahkeme heyetini değiştirmekten geri kalmadı. Bu değiştirilen heyet; Milleti aşağılayan, millete küfür eden şirketin lehinde karar verdi. “Adalet mülkün temelidir” ilkesi bir kez daha “Zenginler için adalet” olduğunu kanıtladı. Mahkemeler karar verir, önemli olan halkın ne karar vereceğidir. Halkın olumsuz kararı karşısında karşılarına dikilecek güç de bellidir. Bu güce karşı halkın nasıl bir direniş göstereceği de dün olduğu gibi bu günde bellidir. Yaşam alanına ve geleceğine sahip çıkan Artvin halkının tek cümlesi var; CERATTEPE GEÇİLMEZ !!!!!

MİLLİ BİRLİK AMA KİMİNLE

findikliyayla1

BU GECE ANKARA DA YAPILAN BOMBALI SALDIRIYI HEMEN KINADIĞIMI BELİRTEYİM. BU SALDIRIYI KINADIĞIM GİBİ, BU GÜN ÜLKEDE YAŞANAN DİĞER TERÖR OLAYLARINI; DEVLETİN ARTVİNDE VE DİĞER ŞEHİRLERDE YAPTIKLARINI HATIRLATAYIM., BOMBALI SALDIRININ ARDINDAN HER ZAMAN Kİ GİBİ AÇIKLAMALAR YAPILDI. MİLLİ BİRLİK VE BERABERLİK İÇİNDE TERÖRE KARŞI DURMAMIZ İSTENDİ. PEKİ BİR SORU SORALIM. KİMLE BİRLİKTE MİLLİ BERABERLİK YAPACAĞIZ. AHLAKSIZ BİR KAPİTALİSTİN ÇIKARLARI İÇİN; TAŞINA, TOPRAĞINA, HAVASINA, SUYUNA SAHİP ÇIKAN BİR ŞEHİRİN HALKININ BU HAKLI TALEBİNİ ŞİDDETLE BASTIRMAYA ÇALIŞAN, GÜNLERCE ŞİDDET UYGULAMA EMRİNİ VERENLER VE UYGULAYANLARLA MI?.

BU GÜN, ANKARADA BOMBA PATLAMADAN ÖNCE BU ÜLKEDE BAŞKA NELER YAŞANMIŞTI. AKŞAM SAATLERİNDE O BOMBA PATLAMASA VE 28 VATANDAŞIMIZ ÖLMEMİŞ OLSAYDI; BU GÜN KONUŞULACAK KONU, CERATTEPE DEKİ DOĞA KATLİAM GİRİŞİMİ VE BUNU PROTESTO EDENLERE YAPILAN ZULÜM OLACAKTI.

MİLLİ BİRLİK İSTEYEN AKP DEVLETİ, GÜN BOYU CERATTEPEYE SAHİP ÇIKAN BÖLGE HALKININ KARŞISINA, POLİS VE JANDARMADAN OLUŞAN BİR ORDUYU ÇIKARDI. GAZ BOMBALARIYLA, PLASTİK MERMİLERLE HALKIN ÜZERİNE SALDIRTTI.

CERATTEPEYE DESTEK EYLEMİ YAPAN DİĞER ŞEHİRLERDE Kİ DUYARLI VATANDAŞLARA DA AYNI ŞEKİLDE SALDIRILAR YAPILDI. PEKİ BİR ŞEHİRİN HAKLI TALEBİNE DUYARSIZ KALAN; BİR ŞEHİRİ AHLAKSIZ BİR SOYGUNCUYA TERCİH EDEN BU DEVLETİN HALKTAN MİLLİ BİRLİK VE BERABERLİK İSTEME HAKKI VARMI. ÜLKE DOĞUSUNDAN BATISINA; KUZEYİNDEN GÜNEYİNE  TAM BİR KAN GÖLÜNE DÖNMÜŞ. BÜTÜN GÜZELLİKLERİ TALAN EDİLMEYE BAŞLANMIŞ. AKP DEVLETİ, MİLLİ BİRLİK TALEPLERİYLE, ESASINDA KENDİ SUÇLARINA SUÇ ORTAĞI ARAMAKTADIR. BUNCA OLANLARIN HESABINI VERMEMEK İÇİN LAF CAMBAZLIĞI YAPIYOR. HESAP VERMEK YERİNE BASİRETSİZLİKLERİNE VE SUÇLARINA ORTAK BULMAK İÇİN, HER OLAY KARŞISINDA İKİDE BİR MİLLİ BİRLİK MESELESİNİ GÜNDEME GETİRİYOR.

ÜLKEYİ İŞGAL EDEN EMPERYALİSTLERE VE ONLARIN YERLİ İŞBİRLİKÇİLERİNE; HALKI SOYUP SOĞANA ÇEVİREN KORKUYLA SİNDİRMEYE ÇALIŞAN, HALKI YOKSULLUĞA İTENLERE KARŞI  TÜRKİYE HALKLARI OLARAK BİRLİK OLALIM. BU DA HALKTAN BİRİ OLARAK BENİM TALEBİMDİR

ARTVİN HALKI YAŞAM ALANINA SAHİP ÇIKIYOR.

ARTVİN’DE DEVLET KİMİN DEVLETİ OLDUĞUNU İSPATLIYOR.  TOPRAĞINA, SUYUNA, HAVASINA SAHİP ÇIKAN HALKI, MİLLETİN …NA KOYACAĞIZ DİYEN KAPİTALİST SOYGUNCU MEHMET CENGİZ’İN ÇIKARI İÇİN GAZ BOMBALARIYLA YILDIRMAYA ÇALIŞIYOR. BU VATAN, BU TOPRAKLAR BİR AVUÇ PARA BABASININ DEĞİL, ÜSTÜNDE YAŞAYAN HALKIN MALIDIR.

CERATTEPE

MERHABA

 

firtinagenel_238

Uzun bir aradan sonra yeniden birlikteyiz. Doğamızın; özellikle de, derelerimizin, vadilerimizin korunması mücadelesinin başlangıç noktasını oluşturan Fırtına vadisinde yapılmak istenen HES e karşı verilen mücadelelerle adını duyuran sitemiz, bölgemizin çeşitli sorunlarına da duyarlılık göstererek kamu oyu oluşmasına katkılar sağlamaya çalışmıştı. Görünen o ki, ülkemizin ve bölgemizin güzellikleri üzerinde oynanan oyunlar bitmemekte, yaşam alanlarımız, sermayeye peşkeş çekilmektedir.

cicek17

 

Kısaca; GÜZELİN SEVDALISI DA BELALISI DA ÇOK OLUR. Biz sevdalılara düşen görev, belalılara karşı direnmekten başka bir şey değil. Ya bu güzel doğamızı bize emanet edenlerin emanetine sahip çıkarak daha fazla bozulmadan gelecek nesillere ulaştıracağız ya da ULAŞTIRACAĞIZ. Başka bir seçenek yok sevdalılar için.