ARTVİN HALKI BU KARARI TANIMAYACAK.

cerattepe-direnisi-devam-ediyor

 

Milletin hakkını ve hukukunu, can ve mal güvenliğini sağlamak için(!) devletin kurumları vardır! Bunlardan biri duvarında “ADALET MÜLKÜN TEMELİDİR” yazan adliye sarayları yani mahkemeler. Bir diğeri de araçlarının üzerinde “Halk için Emniyet” yazan polis örgütü.

Halk için adalet dağıtması gereken kurumlar, belgelere, bilgilere delillere göre değil de gücü elinde bulunduranların telkinlerine göre kararlar verir oldular. Bu telkinlere uymayanlar ise kendilerini sürgünlerde, kıyımlarda buldular. Gücü elinde bulunduranlar tarafından, doğru karar verenler kıyılırken, sürülürken onların yerine istenilen kararı verecek, kararların altına imza atacak birileri getirilerek amaçlarına ulaşmanın yollarını bulabilmektedirler. Cerattepe davası en güzel bir örnektir bu duruma.

Milletin can ve mal güvenliğini korumak amacıyla oluşturulduğu bildirilen emniyet örgütü ve onun üyeleri; Artvin’de ve ülkenin bir çok yerinde bırakın can ve mal güvenliğini sağlama işini, aksine milletin canına ve mallarına saldırmaktadır.

Bir zamanlar “bekçi baba”, “polis amca” sıfatının yakıştırıldığı bu örgüt mensupları; Zamanla mutasyona uğrayıp, “fruko” oldu. Günümüzde ise tarifi zor canavarlara dönüştü. Dönüştürüldü. Darbeci olup halka kurşun sıktı. Taşına toprağına sahip çıkanlara “terörist” diyerek saldırdı.

Milletin can ve mal güvenliğinden sorumlu örgüt ve onun başındakiler; Millet olarak sadece şirketleri, bankaları, patronları ve gücü elinde bulunduran bir avuç azınlığı görmesi gerektiğine şartlandırıldığı için, sadece bunların can ve malını korumaktadırlar.

Esas millet, açlıktan şose boylarında dilenirken; İş yeri denen çalışma ortamlarından uzak mekanlarda uğradıkları sözüm ona kazalarda; Taşına toprağına sahip çıktığı köylerinde, şehirlerinde, dağlarında canlarından ve mallarından olmaktadırlar. Milletin canına, malına kast eden şirketlere karşı çıkanlar, bu örgüt mensuplarınca zalimane uygulamalara maruz kalmaktadırlar. Kalıyorlar. Bu düzen böyle devam ettikçe zulme ses çıkarmadıkça daha çok kalacakları da aşikardır.

Bu örgüt mensupları sadece doğasını, deresini, suyunu savunanlara saldırmamakta; İşini, aşını, çocuklarının geleceğini savunan işçilere de saldırmaktadırlar.

Nihayet, bu örgüt mensuplarının kendilerine saldırmasına tepki duyan; Millet yerine konulmayan halk, Artvin de olduğu gibi uğradığı zalimliklere çeşitli biçimlerde tepkisini göstermeye başladı. Artvin’de ev sahipleri bu örgüt mensuplarına; “Sen benim canıma ve malıma kast ettin. Bana gaz bombası attın. Plastik mermiyle beni yaraladın. Aramızdaki hukuk bozulmuştur. Derhal evimi terk et” diyerek tavır alma haberlerini okumuştuk. Hele mahkemenin verdiği ucube karardan sonra ne yapacakları ise hiç belli olmayacaktır.

Polis örgütü ve üyelerini bu ve benzeri yöntemlerle protesto eden halk, yakında “Milletin bağrından çıkmış!” denen orduyu da protesto edeceğe benzemektedir.

Askerlik görevini vatan savunması olarak kavrayan Anadolu halkı; Çocuklarını zorunlu askerliğe istemeye, istemeye de olsa halaylarla, türkülerle düğün şenlikleriyle göndermektedir. (Eğer olanakları olsa onlarda bir yolunu bulup göndermeyecekler ya!) Vatan savunmasına gönderdikleri çocuklarının; şirketler adına topraklarını ellerinden almak için karşılarına dikildiğini görünce, askere gönderdikleri çocuklarının vatan savunmasıyla pek alakası olmayan işlerle uğraşır olduklarını görüp anlamaya başladı.

Polis örgütü üyelerine evimi terk et diyen halk, askerlik şubelerine; “Bizim, vatan savunmasına gönderdiğimiz çocuklarımızı bize saldırtıyorsunuz. Bundan sonra, çocuklarımızı askere göndermiyoruz.” Diyecekleri günler çok uzak değil gibi görünüyor!

Eee, FETÖ  darbe girişiminde komutanlarının emirlerini uygulayan askerlerin başına gelenleri gördükten sonra bu kararlarını öncelik olarak gündemine alabilirler. Olur mu olur. Bu da bir protesto !!!!!

Cerattepe de direnişi kırmak için mahkeme kararını beklemek lazım diyenler, mahkeme heyetini değiştirmekten geri kalmadı. Bu değiştirilen heyet; Milleti aşağılayan, millete küfür eden şirketin lehinde karar verdi. “Adalet mülkün temelidir” ilkesi bir kez daha “Zenginler için adalet” olduğunu kanıtladı. Mahkemeler karar verir, önemli olan halkın ne karar vereceğidir. Halkın olumsuz kararı karşısında karşılarına dikilecek güç de bellidir. Bu güce karşı halkın nasıl bir direniş göstereceği de dün olduğu gibi bu günde bellidir. Yaşam alanına ve geleceğine sahip çıkan Artvin halkının tek cümlesi var; CERATTEPE GEÇİLMEZ !!!!!