POLİTİK TAŞLAMALAR

Duman geldi aşağıdan
yittim güzel um yittim
hemşerim öyle dedi
aldım anamı gittim.

Geldiniz bu yaşlara
Yok mudur sevdiğiniz
Hep birden kutlu olsun
Sevgililer gününüz.

Ha buradan aşağı
Ata vurdum yuları
Ne olacak uşaklar
Çiftçilerin halları

Karadeniz uşağı
Hem asabi hem yiğit
Dalda kalmışsa fındık
Ananı da alda git

yaylanun çimenine
sereceğim kilimi
gene çok sivrilendi
keseceğim dilumi

Önce bir boran çıktı
Ardından şimşek çaktı
Bibere alışmıştık
Birde portakal çıktı.

Soyarlar portakalı
Dilim eder de yerler
Çok fazla havalanma
Adına zalim derler.

Çıkmaz sesimiz çıkmaz
Kısıldı ses telimiz
Ne olacak uşaklar
acep bizim halimiz.

Sokaklarda sallanır
Sehpanın urganları
Pirelere kızıpta
yakmayın yorganları

Kaynağından çıkar su
Akar yolunu bulur
Yaş ağacın çivisi
demek kendinden olur

Demek ki boşa imiş
Bunca kopan fırtına
Nükleer kondururler
Karadeniz sırtına.

Aldılar oyunuzu
yan gelip yatacaklar
Sade nükleer değil
Suyu da satacaklar.

Kırdı daldan hurmayı
yaydı serenderine
barajlar kurulurmuş
kaçkar derelerine.

Dedemizden kalmıştı
yatır yatır ormanlar
ormanı dertlenirken
satlığa çıktı sular.

Yaylalardaki çamlar
Nazarluktur nazarluk
Kimler ettiler acap
Dağlar için pazarluk

Sabahtan doğan Güneş
Vurur güneyli yere
Set çekmeyin önüne
Çağlasın bizim dere .

Fırtınadan yukarı
Köprüler dizi dizi
Kesmeyin ağaçları
Yatırlar çarpar sizi

Gök gürlüyor dağlarda
Şimdi şimşek çakacak
Elbet karadenizde
Sular özgür akacak.”
Karayemiş ağacı
erkenden çiçek açtı
İşsız kalan Rizeli
Gene gurbete kaçtı

Baktım karadenizden
göğe yükselen aya
Kirlettiler denizi
Hasret kalduk hamsiya

yolduk tarladan çayı
sıkı sarduk boğçayı
çok sinirli Rizeli
ucuza gitmiş çayı

her zaman böyle olur
hep boşa gider oylar
gelemedi Başbakan
elde kaldı kurbanlar.

Dertler çok yordi bizi
mola verelum mola
Ayşe,fatma herifi
gurbete koydi yola.

Asıl çay tamlisinden
yukarı gel yukarı
bu sene paraları
peşin verseler bari.

ucuza gitti emek
deli gezerum deli
girmem çay tarlasına
çay tarlası çiseli.

Bu devletun işine
akıl ermez uşaklar
ambarlar dolu durur
ithal edilur çaylar

Yolduk tarladan çayı
Yüki vurduk kırata
çok hafif oldi yüki
Çaya koymişler kota

Nesini sıralayım
Bitmez dertlerumuzun
Bir kiymetimi kaldı
Ekip biçtuğumuzun

Ben deli oldum deli
başımı vurdum dağa
Halletiler çayları
sıra geldi funduğa.

Tesbihumum teline
boncuklar dizi dizi
hakkumuzi yiyenler
Zebani çarpsun sizi

Beşikte susmaz bebek
Dağda kuzular meler
Oylar yanlış atilur
sonra kırılur eller.

TIR larla beyaz eşya
Boşuna göndermezler
kaz geleceği yerden
tavuk esirgemezler.