ÇEŞİTLİ TAŞLAMA VE MANİLER

Kumar yaprağın sarı
Yere düşmese bari
Var mi dır benim gibi
Bu dağlara sevdalı.

Terk ettim gidiyorum
Size kalsın o yerler
çoktandır diyemedum
bensiz kaldı türküler.

Eee dere ne vurursun
kendini taştan taşa
bu sene gezeceğim
köyümü baştan başa.

Kadifeden vaz geçtin
basma giyersin basma
bu köy belalı köydür
her söze kulak asma.

Kadifeden ceketim
dikiş tutmaz iğnesiz.
Andır kalsın buralar
Çekilmiyor ki sensiz.

Baktım yine dağlara
Aktı gözümün yaşı
gene dumana girdi
yaylaların güneşi

Duman gelir aşağıdan
konar dağın başına
benden selamlar olsun
yaylanın güneşina .

Günü güne eklersin
dostlar yolu beklesin
gecinden olsun ölüm
mezarlar çok beklesin

Karadeniz üstünde
sıralıdır kayıklar
gözlerum arar seni
dudaklarum sayıklar.

Yordu beni bu gurbet
Çıkamam yokuşları
Cıvıl, cıvıl öterdi
Yaylaların kuşları

Sevdalılar çoğaldı
yandan gidelim yandan
sevdalık perimi dır
Ne korkuyorsun ondan

Sevdalık ettik, ettik
Biri birine yettik
Sevdalığın yoluna
Bir ömür’ü tükettik.

Eğdin fındık dalını
topladın fındığını
kör olası talihin
bulmadı sevdiğini.

Baktım karlı dağlara
daldı gözlerim daldı
su verin kova,kova
ateş bacayı sardı.

Bahçede sarı çiçek
kış ayında açmasın
sevda denen bir kuştur
sıkı tutki uçmasın

Yaylaya gideyiken
buldum urum parasi
ne deyim ne söyleyim
çoktur yürek yarası

Yaylada doğan Güneş
vursun taşlara vursun
kız seni ağlatanun
eli koynunda kalsun.

Bağla bedal’lı çember
çık güneşe parlasın
seni üzen kim ise
başına taşlar yağsın.

Uyan sevdiğim uyan
tulumumun sesine
yine kabuslar çökmüş
fırtına vadisine.

e dere ne deresun
destan oldun dillere
Ordu üstüme kalksa
vermem seni ellere

Fırtına büyük dere
çağlar gider denize
Çamlı hemşin halkından
selamlar olsun size

Gidiyorum ormana
belimde ince nacak
hemşinli karar almış
santral kurulmayacak

ben çıkamam çıkamam
bu yaylanın başına
gittin ağlattın beni
taşlar yağsın başuna

Çamlıhemşin güzeldir
gören onun hayrani
hiç içtinizmi acap
istikandan ayranı

Dağlarda külübeye
bizde diyorlar paçğa
Eğertilukte gezme
yapışur sana ğarça

bizim yağlı ekmekler
şehirde olmuş poaça
öğrendik kene imiş
bize yapışan ğarca

gece çıkma dışarı
çarpar seni kırağı
çokda dişli olurmuş
goncolozun tarağı

kaynaturler kaymağı
vururlar mısır uni
hoşmeri çok yağlıdır
yoğurtla ye sen oni

Başına taktın puşi
kenarları kapkara
Görmek nasip olmadı
Sevdam karıştı kara

Haşladım kolivayi
yara düştü doşlısı
hemşin kızı güzeldir
illada puşilisi

Bağla başuna puşi
Kuyruk gibi sallansun
Sana çirkin diyenun
Başına taşlar yağsun

Çok diktir zor çıkılır
Yaylalarun yokuşu
Bizim hemşin li kızlar
olmuş lar gurbet kuşu

Düştü atımın nalı
nalbant yokki nallasun
tanri seni puşili
nazarlardan saklasun

Sen karşıdan ben beri
bağırdunda duymadum
geçtim Kanlı Boğaz’dan
öyküsünü sormadum.

Kanlı boğazdan baktum
işte göründü viçe
Dizili üç beş yapı
girmişler hep iç içe

dağdan savurdum taşı
gitti düştü denize
Karadeniz güzeldir
Elbette başta Rize

Çok özledim uşaklar
derelerun sesini
herkes görsün isterim
Fırtına vadisini

-Elle soydum portakal
yere düştü filisi
ne zaman akıllandın
bizim köyün delisi

-Soyarlar portakalı
fili eder da yerler
çok fazla havalanma
adına çoban derler.
-Soyarum portakalı
fili ederda yerum
senin gibi davarı
sürü gibi güderim .

-fazla ileri gitme
ben tanıyurum seni
ufacuk orağumla
uçururum kelleni

pazardan ardeşene
yalı giderum yalı
sultan ilacı imiş
eskiden hemşin balı

Fırtına vadisinde
tarih kendini saklar
Vije’denda görünür
makrevis de konaklar

Derede değirmeni
akşamdan nöbetledim.
sabahladım başında
yar yolunu bekledim.

Derelere değirmen
döner iki taş ile.
Nerelere gideyim
bu yalanuz baş ile.

Değirmenin ayağı
yüksek kalmış öğütmez
Gitti yarim gurbete
gözümü uyku tutmaz

Derede değirmenin
suyu kurudu dönmez
yarım gitti gurbete
bir haberi de gelmez .

Gömleği eski ama
kravatı çok yeni
delikanlı olsaydı
alır giderdi beni .

– Kilitli sanduğuni
uğraştun açamadun
hazırladun boğçani
Babandan kaçamadun.

– Kaçardım elbet ama
bir yol bulup babamdan
o ebengun yüzünden
ben vaz geçtim sevdadan .

– Güneş vurdu eridi
karşı ki dağun kari
madem vaz geçtun benden
yağluğumi ver bari.

– At üstünde gezersin.
ata eza edersin.
ola sen delimisin
yağluği ne istersin.

– Koşturdum kıratımı
yar üstünde durdurdum
kabahat benim değil
sevdandan deli oldum .

– bağırıp çağırsamda
uşak severim seni
şaka deyirum sana
ben terk etmem sevdamı
Göçler dizilir yola
gelir yayla zamanı
kalemler kan ağlamış
ağıda dönmüş mani.

Kaşıklayıp ta yedim
yaylaların balını
Bu sene beğenmedim
Fırtınanın halini.

Çok ısıtmış küreyi
bu yakıcı sıcaklar
koparmış dağdan karı
Baraj etmiş dereyi
Yıkılmış kardan baraj
sele vermiş her yanı
derelere doldurmuş
koskocaman ormanı

Hayret ederek geçtim,
Çattan sonra Meydanı
koca taşlarla dolmuş
çinçivanın meydanı

Fırtına deresinde
olmuştu nice seller
Elbette yaşayanlar
dahada görecekler

Taksim gezi parkında
Boy veriyor çiçekler
Nice insanlar gördü
Nicede görecekler

vadinin yatağında
boy veriyor çiçekler
nice insanlar gördü
nice de görecekler

İndirdiler yaylayı
Yıne ahırcı kalduk
Ander kalsın yaylası
Bak ne hallere kalduk

Soğuk soğuk esiyor
Yaylaların rüzgarı
Derinden iç çekiyor
Yaylacı Kocakarı
Astım da kurumadı
serendere mısırım
uğrayamadım size
vardı pek çok kusurum
Geldi gene son bahar
Gidelum Çaçaluğa
Azıcuk tut yükümden
Koyma beni darluğa

İndim patağa yoldum
Elim ile sazları
Seveni kavuşturmaz
Bu köyün yobazları

Şahlandi bizum kırat
Salladı eğerini
gurbette kal da anla
Memleket değerini.

Yükledum kıratumi
yola giderum yola
Ayrılmaduk maniden
Bırazcuk verduk mola.

Kıratumi nalladum
üstüne vurdum eğer
yaylalarun suları
değme doktora değer.

Kar yağdıda kapandı
Bizum yaylanun duzi
Erikler çiçek açtı
haberlediler yazı

rüzgar vurur sallanur
ağaçta kuri yaprak
Bir kız sevdum köyümden
onida aldı toprak.

Fogasinun üstünde
parliyor fanilası
Böyle atmamı olur
E allahun belasi

Serender’e var sanduk
içinde hurmayla dut.
Ben seni unutamam
sen unutursan unut.
Düşer yere kırılur
o tulumcinun navı
sakın atlama pavri
final denen sınavı

Karşiki kayalara
Güneş vurur onlara
Aldırmaz firiloğli
Acemi atmalara.

Geldiği gibi gider
atmanın eniyisi
Eksilmesin yürekten
insanlığın sevgisi

İyi düşünda söyle
sakın lafuni yutma
Tekrar edeyim pavri
Finalleri unutma

Özlettun sen kenduni
E peripol nerdesin
Bir kaç demeylan olmaz
Her gün burda diyesin.

E uşak çek gözümden
O horozli aynayi
asla katmaz yaylaci
Ekşi süte mayayi

Yaylalardan aşağı
iniş inerim iniş
Bir diyen gene desun
Bu sayfa çok geniş.

Boncuk yayla halinden
çok bilgiler vermişsin
Yanikarayi deyup
Tabaği atlamışsın.

Rize’den öte yana
gidilir Mapavri’ya
Tükettük atmalari
Sözi verduk pavriya.

Akmasun kara dere
ulaşmasun denize
bu sıra keyifsuzim
sağluklar olsun size.

Esti karayel esti
dağlari doldurdi kar
Pavri okuli bitur
seni bekleyenler var

Suyu koydum yoluna
su yoli ile gider
boncuk taşlama beni
Bir solukluk nefes ver

O kadar çok yazdum ki
Her sitede görünür
Ondandur bu yazduğum
Ezber türki bilinur.

modumuz öyle derdi
uydurduk yedisini
şakacuktan düşürdük
yerlere filisini

Çöker dağa sis olur
Gök yüzünden bulutlar
Çobanluk kolay değil
Kuzi yi kapar kurtlar.

Sen değilsin kardaşum
Şenluktur benum derdum
sana çoban demedum
atmaya örnek verdum.

Sen alınmışsın belli
artuk bukadar yeter
Atmada mantik olmaz
geldiği gibi gider.

Yaz gelince şenlenur
yaylalarun dağları
Ademle Havva derum
Severum insanlari

Esti karayel esti
Lazuti yola serdi
bilmez misin ki Kerem
Nasıl dağları deldi.

Karadeniz uşağı
Hem kördü hemde sağır
Duymazsa seni sevdan
dağlara doğri bağır

Krizden korktuk herhal
Türküleri gizleduk
Neredeyidun pavri
Biz seni çok özleduk.

Ördün yün ipi kazak
yakaları çok açık
Anlaşılan o dur ki
sevdanla aran açık

çok çektim dünya senden
Döküldü bütün saçım
Dediğim atmaları
Hoş görsün pavri paçım

Kandurmişler Davuti
Yusufu kurtlar yutmiş
Bilmemişler zalimler
Mısıra sultan gitmiş.

Yusuf güzel bir uşak
karaliçe göz koymiş
yüz vermeyince yusuf
Oni hapise atmış.

Hayıra yormuş yusuf
kralın rüyasını
bu rüyayla getirmiş
Mısıra babasını.

Kuş kırdı kafesini
kaçtı dallara kaçtı
Biraz uzak durayım
Boynuz kulağı geçti

Çatdüzi, başköy, kale
oraları gezmişsin
demek benim köyümden
Birda sevda etmişsin.

Yine dumana düştü
Çiçeklinin meydanı
Açık etme peripol
Belki tanırum oni.

Ee peripol kardaşum
Benden olurmi şair
Atma ustaluk ister
Sevgi beni söyletur.

Yürürken ormanlukten
Saçımi yoldi dallar
Aç kalınca dökülür
dağdan köye çakallar

Milena neredesin
Sesime ses veresin
Sensiz kaldı bu forum
Bir an evvel gelesin.

E atalay hemşerim
mola vermiş denize
topla taraği tası
Seni bekliyor rize.

Karadenizin yeli
Esti dağlara esti
Vermedunuz harçluği
pavri maniyi kesti.

Aldım sirtuma yüki
Yokuşa gidişlerum
Sormayun kardaşlarum
Filistini düşlerum

Gazzeye düşen bomba
Deldi bağrumi deldi
haberun en iyisi
gene Chavez’den geldi.

Sevelum insanlari
Dünya kimseye kalmaz
Kırıldum boncuk sana
Atma rüşvetle olmaz

Viran kaldı yaylalar
Kuş uçmaz kervan geçmez
Editörler dururken
Bize uyarmak düşmez

E peribol kardaşum
Foruma hoş geldunuz
Gezmek içün Rizede
Kaldimi sahilimuz

Ziraattan bakarduk
Mavi karadenize
Şimdi sahilde çöpler
Batayi gözümüze.

Nasil oldi bilmeden
Duştuk gurbete duştuk
Atma işte böyledu
Çoştuk uşaklar coştuk.

Tulumdur oyle çalan
Horoncuyu oynatan
Eee benum pavri bacim
Derttur beni söyletan.

Etma e pavri etma
Beduadan uzak dur
Senun gavur sevdanun
Hiç bir günahi yoktur

Güzeldir karadeniz
Hem Trabuzon, Rize
Sahil yolu yüzinden
Hasret kalduk denize.

Meci ile yıkarduk
Hemşinun yağlarini
peripol çok özlemişsin
memleket dağlarını

Eskiden nağır nağır
Doli olurdi Ağır
Şimdi yaylacilarda
Bir buzak var bir sığır.

Aştım dağları aştum
ne su dedum ne dere
Eee pripol53
Söyle Peripol nere.

Düşündükce Rizeyi
Eee benim kardaşlarum
Bizim dereler gibi
Akar gözden Yaşlarum.

Kalenin eteğinde
Bir mezar vardu özel
Tanidum peripoli
Çok güzeldu çok güzel.

Madem miras birakti
Bize dedelerumuz
Aman sahip çikalum
Güzel kalsun Rizemuz.

Öyle çok yorgundum ki
Sığındum türkünüze
Başalamadan atmaya
selamlar olsun size.

Bu sene kaçkarları
Erkenden basturdi kış,
Karadeniz yolları
hem virajdu hem yokuş.

Tay aldı atım taştan
Yuvarlandi ırmağa
Dinle e pavri baci
sağa deyirum sağa

Ayrılmisun yarunden
Belli biraz yastasun
sendeki bu yürek var
sen herkesten ustasun

Bensuz açmasun komar
Solsun yapraği solsun
Tüm lahanacilara
İyi bayramlar olsun.

Eskiden uzun gölde
Yabani su içerdi
Dedem ormani gezip
Kuru ağaç seçerdi.

Orakla biçilirmi
Uzun gölün sazlığı
Hiç tünele sığarmı
Derenin beyazlığı

Trabzonun Aslanı
Aştı dağları aştı
Ha bu baraj işine
Külüplerde bulaştı.

fazla konuştum burda
Şimdi beni kovarlar
Uzun göle kurulmuş
Kale gibi duvarlar

Atina tünelinden
Görünüyor mapavri
Bir soralum bakalum
Acap ne demek pavri

Kar yağdı da kapandı
Karşı bayırun düzi
Kestiler ormanları
Çığlar ayırdi bizi

Her gün geçerum burdan
Bir bakarum neler var
Ne güzel görünürdü
Uzun göle yağan kar.

Havalar çok soğudu
Şimdi yaylalar kardu
İn derine derine
Bak derinde ne vardu

Akşam duydum haberde
Dağlara yağmıştı kar
pavri yapraktu ama
Başinda kurisi var.

Düşürdüm piştovumu
Belde yokti silayluk
Yardan ayrı kalana
Dileyurum kolayluk

Barajla durduruldi
Akmayi Senoz dere
Susmaz benum hemşerim
Çoşti artuk bi kere

Ahiri basti coroğ
Tikamişler kerizi
“işanla atlaturuz”
Türkiyede krizi.

Kara taş değirmende
Çektim lazut ununi
Başını dik tut ama
sıktırma ümüğüni

Ha buradan o yana
yalı gidelim yalı
Ne olacak uşaklar
Karadeniz’in hali

Eskiden bu forumu
maniyle doldururduk
Birden kesildi sesler
dut yemiş bülbül olduk.

SEVDALUK MANİLERİ

Bu gün hava çok soğuk
Üşürsün diye yarim
Şal edip yüreğimi
Omzuna sararım

Dağlara çıkacağım
Çiçek toplayacağım
Topladığım çiçeği
Saçına takacağım.

Dağların başı kardır
Dardır yüreğim dardır
O dağlarda gezmemin
Elbet sebebi vardır

Korkmadım el alemden
Kırdım gönül tasını
Arıyorum dağlarda
Çiçeğin en hasını

Dağların soğuğunda
İnce giydim üşüdüm
Gece sabaha kadar
Yine seni düşündüm

Elimde kandil fener
Düştüm yollara düştüm
Sevda kıvılcımıyla
Alev alev tutuştum

Çayırlarda çiçekler
Eksilmesin dağda kar
Yol verin karlı dağlar
Beni bekleyenler var

Topladım çiçekleri
Hem kırmızı hem sarı
Yetişsem sevdiğime
Çok bekletmesem bari
———-
Param pulum yok benim
Ben gönül zenginiyim
Sevene kalbim açık
Sevmeyene ne deyim
—-

Geldi bahar ayları
Dağlarda eriyor kar
Dinlersen anlatırım
Bende anılarım var

Yükledim sevdaları
Yolum düştü kabana
Yüküm oldukça ağır
Biraz karşı gel bana

Kırılmadan çiçekler
Elbet dalda kurumaz
Kötü yazılmış yazı
Zorla güzellik olmaz

Seven sevdiklerini
Elbette merak eder
Ya telefon çaldırır
Ya da yanına gider

Adına çay demledim
Doldurdum da içmedin
Çaldırdım telefonu
Alo deyip açmadın

Yoruldu ayaklarım
Daha gelemiyorum
Çok rahatsızlık verdim
Affımı diliyorum

Binemedin durakta
Kaçırdın son treni
İlk beklediğim yerde
Yine beklerim seni

Gece sabaha kadar
Sen dertlerini anlat
Otururda dinlerim
İçine sevgide kat
—————

Sen mutlu ol yeter ki
İşte ben gidiyorum
Darda kalırsan bir gün
Çağır beni gelirim
————

Öyle boynunu bükme
Büküp te üzme bizi
Nereden başlayayım
Dertlerim dizi dizi

Kayık almadı beni
Karadan mı gideyim
Sevene kalbim açık
Sevmeyene ne deyim

İnsanız yaratıldık
Hem kemikten hem etten
Uğradım çingeneye
Güller aldım sepetten

Sepetteki gülleri
Sardım gönül teline
Demet, demet bağladım
Verdim yarın eline

Çiçeğin dikenini
Çıplak eliyle soydu
Pek beğenmedi onu
Aldı kenara koydu

Alırken çiçekleri
Eli değdi elime
Bir aşk ateşi düştü
Zavallı yüreğime

Böyle yalnızlıklara
Aldırma gülüm derim
Dağların çiçeğini
Ben önüne sererim

Ocağa koydun kahve
Cezvede kahve taşmış
Uğraştırmayım seni
İşin başından aşmış